Cengiz Aytmatov - Yüz Yüze Kitap Yorumu

Cengiz Aytmatov - Yüz Yüze Kitap Yorumu



Genel Bilgiler:

Yazar: Cengiz Aytmatov
Yayınevi: Elips Yayın
Sayfa sayısı: 60 Sayfa



Aytmatov imzası olması kitabın ne kadar nitelikli ve nicelikli olduğunu kanıtlıyor.

Cengiz Aytmatov bu hikayesinde bir kadının aşkını, fedakarlığını, anneliğini, insanlığını o kadar güzel anlatmış.

Savaşlar ne için? Kimler babasının ocağından, karısının koynundan, çocuklarının sevgisinden feragat edip hiç bilmediği, hiç tanıyamayacağı insanlarla çarpışıp, ölmek ister? Savaşıp ölmek mi yoksa kaçıp saklanmak mı daha doğru ve bu doğru kime göre belirlenmiş...
Kısa bir hikayeden uzun ve cevapsız onlarca soru çıkarabileceğiniz; özellikle insanlığın pek de iyiye gitmediği, savaşın bilgisayar oyunlarındaki gibi bir şey sanıldığı ve siyaset bilimcilerin korkutucu bir şekilde 3. dünya savaşı analizleri yaptığı şu günlerde okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.




Kitaptan bir bölüm:

Cengiz Aytmatov - Yüz Yüze Kitap


Kitaptan altı çizilesi sözler:


Halkını felaket içinde bırakıp giden bir insan, istese de istemese de onun düşmanı olur... Sana engel olamadım, olamazdım zaten.


Herkes ancak dişleyebildiği, koparabildiğini yer!






Tanıtım Bülteni:

Aytmatov, milletinin tarih boyunca kazandığı sosyal, kültürel, ahlaki, edebi, askeri yani bütün maddi ve manevi zenginliğini eserlerine yansıtmış, yaşadığı coğrafyanın insanının tarih içinde kazandığı değerleri, acılarını, kahramanlıklarını, tecrübelerini yazıya döküp ölümsüzleştirmiş, halkını içine düştüğü zor durumları eserlerinde en güzel şekilde anlatmış, onların çözümlerine dair ipuçları göstermiş, eserlerinde kendi ifadesi ile 'tipik insan'ı ortaya koymaya çalışmış bir yazardır. Hikayelerinde milletinin temel mülkü olan milli hafızaya ait efsane, destan, masal, hikaye ve türküleri, bunların meydana geldiği şartları, ardındaki hikayeleri, insanları kullanırken, Kırgız Türk kültürünü, psikolojisiyle, duyuş ve anlayış tarzıyla, maddi manevi zenginliğiyle o kültürü bina edenlerin evlatlarına yeniden hatırlatmaya çalışmıştır.

"Her yazar bir milletin çocuğudur ve o milletin hayatını anlatmak, eserlerini kendi milli gelenek ve törelerini kaynak alarak zenginleştirmek zorundadır. Benim yaptığım önce bu, yani kendi milletimin geleneklerini ve hayatını anlatıyorum. Fakat orada kaldığınız takdirde bir yere varamazsınız. Edebiyatın milli hayatı ve gelenekleri anlatmanın ötesinde de hedefleri vardır. Yazar, ufkunu milli olanın ötesine doğru genişletmek ve 'evrensel' olana ulaşmak için gayret göstermek durumundadır. İyi yazar 'tipik insan' ortaya koyma ustalığına erişen yazardır."
(Arka Kapak)
Google Plus ile Paylaş

Kelimeler | Sahneler

Kitaptan üreyen her şey.
    BLOGGER YORUMLARI
    FACEBOOK YORUMLARI

0 yorum:

Yorum Gönder